Bir fotoğrafımız olmadı hiç
Sarılmak şart da değildi üstelik
Keşke bir fotoğrafımız olsaydı
Soyadın değişmeden önce
Bir keresinde gözlerinin en ücrası
Evet, gözlerinin en ücrası
Yaşamaya ikna olmak bu, dedim
Ve bir şiir anlamadı bizi
Bir şair uykuya daldı Teşvikiye'de.
Ayrılık vakti gelince...
Ayrılık, tek dişi kalmış canavar'dı.
Gülmek şart da değildi üstelik
Keşke bir fotoğrafımız olsaydı
Soyadın değişmeden önce
Bakma öyle, geç oldu
Umut, Çin'de de olsa gidip alırdık
Bazen lastik izlerini görüyorum
Bazı bazı, bazı kadınlarda
O gün; günlerden haklı olduğun
Sırf daha az üzülmek için diyorsun
Bazen gitmek gerekiyor bu limandan
Ellerim idam sephasında bir meçhul.
Bir kuru 'ama' demeden de geçemiyor insan
Keşke bir fotoğrafımız olsaydı
Soyadın değişmeden önce...
İbrahim AKAN
26 Mayıs, 2013
26 Mayıs 2013 Pazar
28 Mart 2013 Perşembe
Tabure'nin Hatrı
Bir tabure çek yanıma
Söylediklerinin aksine sevebiliriz
Kurutarak başlayalım gözyaşlarımızı
Devingen düşler kuralım mesela
Mesela bebe bisküvisi biraz, biraz da süt
Ve akrostiş koyalım adını bu sokağın
Yalnızca bize çıkan/her istediğimizde
Ayakta kaldın böyle
Bir tabure çek yanıma
Pencere önü durağından
Bir güvercin çağıralım
Aydınlığa diyelim sol şeritten
Tanrının çevirmesine takılırsak
Elma hediye ederiz oracıkta
Söylediklerinin aksine sevebiliriz
Kurutarak başlayalım gözyaşlarımızı
Ayakta kalma ne olur
Bir tabure çek yanıma
İbrahim AKAN
28 Mart, 2013
Ha ha ha
İntihar etmeyi bıraktım
Sigaraya başladım
Birkaç gece oldu daha
Ama sevdim bu hali
Az az yaşayan seni
Yavaş yavaş öldüreceğim
İçimle birlikte.
Önce damarlarımı tıkayacağım
Ellerinin dolaşımını engelleyeceğim
Sonra sıra ciğerlere gelecek
Nefes alıp vermeyeceğim düşlerini
Belki kanser olurum dudaklarına
Kazırlar tümden
Ne var ne yoksa
Azaltmakta neymiş
Peş peşe yakacağım umarsızca
Duman olacağız seninle
Bu kez beni havada terk edeceksin
Yine de iyi yanından bakmak lazım
İntihar etmeyi bıraktım
Sigaraya başladım
Az az yaşayan seni
Yavaş yavaş öldüreceğim
Benimle birlikte.
İbrahim AKAN
28 Mart, 2013
Ödünç Kız Kulesi
Öylesine ödünç almıştık
Kız kulesini düşlerimize
Sırf birbirimize sevdiğimizi
Söylemek üzre
Kalemle defter alırdık yanımıza
Biz okula okumaya değil
Sevmeye gittik birbirimizi
Her sabah üşenmeden.
Sevmek lüks sayılırdı
Ve onlardı
Duygulara paha biçen
Biz bir aşka dar geldik
Ve bu yüzden
Hep biz olduk
Okuldan alınan.
Oysa yalnızca ödünç almıştık
Düşlerimize kız kulesini.
İbrahim AKAN
28 Mart, 2013
27 Mart 2013 Çarşamba
Yüzünün Yarısı
Yüzümün yarısı
Eski zamanlardan bir öykü
Ve "son" fazlasıyla tanıdık
Ağlamayın diyorum
Ağlayacaksanız da başka kapıya
Olmuyor, kapıdan kovsam bacadan
Gözlerimde sonbahar kırıkları
Ve sonbahar demişken
Sıfırın biraz üstünde acılar
Üzerimde ince hırkası iyiyim'in
Ve fena üşütmüşüm aslında
Mevsimsel değişikliğinden
Ayrılığın.
Yüzünün yarısı
Hatırladığım ne varsa
İsim, şehir, hiçlik.
Düşüncelere ambargo konulduğu
Sancılı dönemlerdi
İllegal düş'tün düşümden
Dolayısıyla yarıdan ibaret yarınlar
Yüzünün yarısı
Yüzümün yarası
Yaralardan doğdu
Yüzümün yarısı
Ve artık
Prokaryot yaşıyorsun içimde.
İbrahim AKAN
Mart 27, 2013
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)